Senaryo Girişleri

SENARYOLAR

KISA Film Projesi: YAŞAMAYA DEĞER 6 /7 / 2011

Hatice Elveren Peköz

Snopsis

Kadın (29 – 30 yaşlarında, sessiz ve içine kapalı biri. (Ancak oldukça çekici ve güzel…) Sabahleyin gözünü açar, büyük ve konforlu divandadır. Yatak odasının kapısına doğru bakar. İçeriden erkek horlama sesi gelir. Gözlerini bir noktaya dikerek dışarıda cama vuran yağmur sesini dinler bir süre.

Yüksek duvarlı odaların dev kapıları içeriden sıkıca kilitli. Pencereden sızan küçük bir ışık huzmesi, tüm canlıları yaşama çağırır gibi? İçeriden incili ve taçlı perdeler sıkıca kapalı.

Genç kadın gözleri ağlamaktan şişmiş, bezgin ve bitkindir. Ayağa kalkar ve lavaboya doğru yürür. Yatak odasının önünden geçerken kapı aralığından yatmakta olan yaşlı adama (adam oldukça yaşlı, kafası dazlak, kaba sakallı ve kaba görünümlü ve ya kilolu olabilir?) tiksintiyle bir bakış salar. Neşesiz ve ciddi yüz ifadesiyle içinden konuşur gibi dudakları belli belirsiz kıpırdar. Tam gidecekken duraklar. Yatak odasında yerde atılı duran yanardöner ebruli, inci işlemeli puğ puğ kabarık beyaz gelinliğe takılır gözleri. Bir an dalar gider yine.

Az sonra üzerinde ateş kırmızısın dantelâlı bir gecelikle, kabartmalı desenli, tüylü ipek halılarla döşeli koridordan ağır ağır yürüyerek, giyinme odasına geçer. Aynanın karşısına oturarak sırayla yakut küpeleri, elmas yüzükleri, boynundaki üç metrelik altın zinciriyle çok pahalı gerdanlığı, kollarındaki elliye yakın olan kalın burmaları bir bir çıkartarak, konsolun önüne koyar. En pahalı mobilyalarla döşeli olan misafir odasının önünden geçerken üzerinde siyah ve sade bir elbise giymiştir. Usulca kapıya yönelerek kapı kolunu usulca çevirir. Kapı sessizce açılır. Kapıya çıkınca ardına döner. Son bir defa bakarken derin bir nefes alır. Sonra hızla sokağa fırlar. Hava kapalı, ama yağmur hafiflemiştir. Kaldırımda bir kuğu gibi yürüyerek, ağır adımlarla uzaklaşır.

Genç kadın kasabanın dışına çıkar. Sonra kendini sarp kayaların bulunduğu uçurumun kıyısında bulur. Gözleri hüzünlü ve ağlamaklı… Uçurumdan aşağı atlamakla ve atlamamak arasında gider gelir.

Çok geçmeden üstü başı perişan ve orta yaşlı başka bir kadın, genç kadının bulunduğu yere gelir. Orta yaşlı kadın hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. O derin bir keder içinde uçurumun kıyısında gelir, ama genç kadını göremez.

Genç kadın, bir an kendi kendine konuşan yaşlı kadının sesiyle irkilir! Bir an ardına dönerek orta yaşlı kadını görür. Orta yaşlı kadının paltosunu üzerinden çıkarıp bir kenara atar. Üzerinde kolsuz şık kırmızı bir elbise var. Genç kadını gözleri kadının kolundaki damgaya takılır. Ama orta yaşlı kadının uçurumdan atlamaya kararlı olduğu anlaşılır. Genç kadın hızla koşarak yaşlı kadına yaklaşır ve onun belini arkadan kavrayarak son anda atlamasına engel olur.
Sonra iki kadın el ele tutuşarak, ölümün kıyısından uzaklaşırlar…

(Arka fonda “Yağmurlu bir gündü” ve ya “her yerde Kar var” şarkısı. Jenerik yani alt yazıda, kadınların içinden geçen alt yazıyı geçer.

(yaşamak her şeye değer)

Tel: 0545 762 69 12 – E- Posta: Hatice_pekoz@hotmail. Com

Adres: Yeşilköy Kasabası Kırıkköprü mah. Dörtyol/ Hatay

Hatice Elveren Peköz

Not: kitap için…

Bölüm ve Sahneleri: (SEKANSLAR

Sahne 1- Dış Gün. Düşük tonda müzik
Kadın (29 – 30 yaşlarında, sessiz ve içine kapalı biri. (Ancak oldukça çekici ve güzel…) Sabahleyin gözünü açar, büyük ve konforlu divandadır. Yatak odasının kapısına doğru bakar. İçeriden erkek horlama sesi gelir. Gözlerini bir noktaya dikerek dışarıda cama vuran yağmur sesini dinler bir süre.

Sahne 2- Dış Gün Müzik eşliğinde arka fonda gök gürültüsü yağmur sesi
Kadın başını çevirir, omzu üzerinden dış kapıya bakar. Yüksek duvarlı odaların dev kapıları içeriden sıkıca kilitli. Pencereden sızan küçük bir ışık huzmesi, tüm canlıları yaşama çağırır gibi? İçeriden incili ve taçlı perdeler sıkıca kapalı.

Sahne 3- Dış Gün. Arka fonda yine müzik şimşek şakırtısı ve yağmur su sesi
Genç kadın gözleri ağlamaktan şişmiş, bezgin ve bitkindir. Ayağa usulca kalkar ve lavaboya doğru ağır adımlarla yürür. Yatak odasının önünden geçerken kapı aralığından yatmakta olan yaşlı adama tiksintiyle bir bakış salar.
(adam oldukça yaşlı, kafası dazlak, kaba sakallı ve kaba görünümlü ve ya kilolu olabilir?)
Kadın neşesiz ve ciddi yüz ifadesiyle içinden konuşur gibi dudakları belli belirsiz kıpırdar. Tam gidecekken duraklar. Yatak odasında yerde atılı duran yanardöner ebruli, inci işlemeli puğ puğ kabarık beyaz gelinliğe takılır gözleri. Elindeki ipek mendille gözyaşını silerken bir an dalar gider yine.

Sahne 4- Dış Gün. Arka fonda müzik, yağmur, altın vb. metal şıkırtı sesi
Kadın az sonra banyodan çıkar. Saçlarını kurularken, üzerinde ateş kırmızısın dantelâlı şık bir gecelikle, kabartmalı desenli, tüylü ipek halılarla döşeli koridordan ağır ağır yürüyerek, giyinme odasına geçer. Aynanın karşısına oturarak sırayla yakut küpeleri, elmas yüzükleri, boynundaki üç metrelik altın zinciriyle çok pahalı gerdanlığı, kollarındaki elliye yakın olan kalın burmaları bir bir çıkartarak, konsolun önüne koyar. En pahalı mobilyalarla döşeli olan misafir odasının önünden geçerken üzerinde siyah ve sade bir elbise giymiştir. Usulca kapıya yönelerek kapı kolunu usulca çevirir. Kapı sessizce açılır. Kapıya çıkınca ardına döner. Son bir defa bakarken derin bir nefes alır. Sonra hızla sokağa fırlar. Hava kapalı, ama yağmur hafiflemiştir. Kaldırımda bir kuğu gibi yürüyerek, ağır adımlarla uzaklaşır.

Sahne 5- Dış Gün. Müzik, bir iki saniye korna sesleri, gök gürültüsü, rüzgar uğultusu
Genç kadın kürklü mantosuna sıkı sıkıya sarınarak, kasabanın dışına çıkar. Az sonra kendini sarp kayaların bulunduğu uçurumun kıyısında bulur. Gözleri hüzünlü ve ağlamaklı… Uçurumdan aşağı atlamakla ve atlamamak arasında gider gelir.

Sahne 6- Dış Gün. Müzik, gök gürültüsü ve fırtınamsı rüzgâr uğultusu
Çok geçmeden üstü başı perişan ve orta yaşlı başka bir kadın, genç kadının bulunduğu yere gelir. Orta yaşlı kadın hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. O derin bir keder içinde uçurumun kıyısında gelir, ama genç kadını göremez.

Sahne 7- Dış Gün Müzik, şimşek çakma görüntüsü, rüzgâr uğultusu
Genç kadın, bir an kendi kendine konuşan yaşlı kadının sesiyle irkilir! (Ama kadının ne koşuştuğu anlaşılmaz.) Bir an ardına dönerek orta yaşlı kadını görür. Orta yaşlı kadının gri paltosunu üzerinden çıkarıp bir kenara fırlatır. Üzerinde kolsuz şık kırmızı bir elbise vardır. Genç kadını gözleri, orta yaşlı kadının kolundaki damgaya takılır. Ancak orta yaşlı kadının uçurumdan atlamaya kararlı olduğu anlaşılır. Genç kadın hızla koşarak yaşlı kadına yaklaşır ve onun belini arkadan sıkıca kavrayarak son anda atlamasına engel olur.

Sahne 8- Dış Gün. Müzik, hızla uçuşan bulutların görüntüsü altında kuş sesi ve hafif rüzgâr uğultusu
Sonra iki kadın el ele tutuşarak, ölümün kıyısından uzaklaşırlar…

(Arka fonda “Yağmurlu bir gündü” şarkısı. Jenerik yani alt yazıda, kadınların içinden geçen alt yazıyı geçer. (yaşamak her şeye değer) son…

1798727_466404256843012_5377889409359082302_n

Bir Cevap Yazın

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s