BABI-ALİ YOKUŞU 

Hayatta boşluklara yer veremeden yaşamak güzel.

Boş insanlar, yapraksız ağaçlar gibidirler…

………..

                2002. İstanbul

 Dün ikindi ezanlarıyla,

Kapalı Çarşı’nın önünden geçtim.

Tarihin tozlu sayfalarından

Babı-Ali yokuşunu aştım.

Ayaklanan aydın kalemlerin izinden,

Bilgeliğin yollarından geçip,

Onların soluduğu havayı hissettim.

Amansız bir direniş sürüyordu hala,

Cahilliğe, gericiliğe karşı…

Düşüncenin susturulduğu yerde,

inadına bir ışık yansıyordu yüreğimden.

Sesler duyuluyordu gür ve aydınlık…

Sesim o sese karışınca,

susmam imkansızdı artık.

Aydınlığa giden bu yollardan uzak olunamazdı.

Yüreğime bir defa düşmüştü gözyaşı esaretin.

İçimde yanarken kor bir ateş,

İstanbul’un güzelliğiyle bütünleştim…

Yaşam felsefemiz inançlı, insancıl olmayı öngörüyordu.

Sonra dostluğun dergahından geçip,

Susuzluğum deminde bir cam-i avlusunda durarak,

Sebil tasından su içtim.

Özgürlüğe, Akdenize, güneye doğruydu yolum.

Ve bir İstanbul şehrine vurgun,

Babı-Ali yokuşunu aştım.

 

Hatice Elveren Peköz

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s