EKMEĞE KAN DEĞİNCE  

3. Ocak. 2002.

Kırdılar kalemimi yazamıyorum.

Savaşların hiçbir gerekçesini kabul etmem, edemiyorum.

Yüzyıllardır hep aynı acı, aynı sahne.

Nedense hep batıdan gelir şiddetin ayak sesleri.

Ah neden hep sığınaklara sığınmak ve ölümü beklemek lazım?

Ve neden zamansız yaşanır ölüm

Oysa savaşın telalığını yapanlar tanıdık…

Ellerine kan değmiş dillerine şiddet!

 

Ah bir şey yazamıyorum,

Üzerime çevrili namlular!

Ben Filistinli, Afganlı, Iraklıyım ben…

Bunun için mi her yanımı ateş sarmakta,

Peki, hangi gerekçe ölümü bu denli basit kılar,

Hangi esaret duvarları etrafımıza dikilir belli değil?

Ama zulmüm bayrağını çekenler tanıdık…

Tahammülü yoktur sevgiye.

Onlar sarı çizmeler giyinmiş, vahşileştirilmiş toplumlar,

Ellerine kan değmiş ve şiddetin tenden doğar.

Ve hep karanlık yollardan geçer?

 

Ah yazamıyorum artık kitaplarımı yaktılar.

Sığınaklarda çocukların üzerine füzeler atılıp yanarken kitaplarım da yandılar.

Oysa şiddetin yollarından geçenler tanıdık.

Gözü dönmüş emperyalist sömürgeciler!

Ardıma dönüp batkım da bir telaş bir isyan…

Boş çöllere sürülmüş insanlar…

Kadınlar çelişkilerde, bıçak sırtında sabırsız erkekler…

Boş tencerelerden ESO-ES sesleri yükselir!

Ekmek kapanın elinde, analar çaresizliğin deminde,

Çocuklar aç, yoksul, sefil ve yuvasızdılar…

Mevsim henüz ne baharda,

Ne de bayram yapıyordu insanlar.

 

Oysa biraz ötelerde alaca akşamların gölgesinde çocuklar korkuyla kuytulara siner!

Orta Doğu’ya durup batkımda gözü yaşlı insanlar…

Yediden yetmişe aşamadıkları bir şiddetin ortasındalar…

Filistin işgalin altında duvar diplerinde vurulmuş genç çocuklar…

 

Sarı çizmeli sömürgecilerin talan ettiği Bağdat ile Lübnan’a bir baktım da,

Sünger taşından katı yürekli insansı yaratıklar istila eder!

Eli kanlı emperyalistler ellerinde bir kıyım bir talan acımasızca sürer.

Şehirler çöl ortasında ölüm tarlası…

 

Örneğin; onlar sevmeyi, çocuk sevgisi nedir bilmezler mi?

Öldürürken, ölümden ne biçim bir haz duyar!

Asıl korkak onlar olmalı!

Belli ki kendi gölgelerinden kaçarlar…

Çoğu kötülüğün zırhına bürünmüş insansı yaratıklar.

Ekmeklerine kan değmiş yüreklerine şiddet!

 

Hatice Elveren Peköz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s