17. Ağustos 05. 1980

Fabrikalar karşımda zehir kusar

Kuşlar, çocuklar her şey susar…

Dağlar ölüm sessizliğinde

Gözlerim dalar uzaklara…

Külrengi, siyah bulutlar

Yeri, göğü sarar…

Şehirler dolup dolup boşalırken,

Yüreğim denizde balık kıyılara vurur.

Sesli dünyanın sessizleri siyah ölümü beklerken,

Viran olur toprak, bozulur bağlar.

Bense kuru bir nehir olurum…

 

Fabrikalar şehirlerin üzerine zehir kusar

Çocuklar ölür, analar susar!

Gözüm dalar uzaklara…

Bir hayal, bir düş olunca umutlar,

Köyler boşalır, kentler üst üste boğulur.

Sonra katar katar göç yolu başlar.

Ah bir de yaşlı dünyanın dağlarını,

Krom yüklü bulutlar kaplar.

Yığınları taşıyamaz olunca şehirler,

Ölü bir deniz olurum…

 

Fabrikalar zehir kusar

Balıklar ölür, çocuklar zehir kusar.

Ormanlar ölüm sessizliğinde artık.

Ağaçları katran karası karbondioksit bir tabaka sarar.

Ondan gözlerim dalar uzaklara…

Beton yığınları arasında ormanlar yok olur sonra.

Küçük dünyanın mahzunları henüz yeni doğmuş bebekler.

Kül rengine boyanınca umutlar ruhlar sessizce susar.

Sonra yer yerinden oynayıp depremlerle sarsılınca yığınlar,

Kayan bir yıldız olurum…

 

 

Hatice Elveren Peköz

Reklamlar