Kısa Şiirler

Hüzün

…Göçmen kuşlarla gideli, aklım uçar gider.

Hüznüm ıslatır kaldırımları.

Şimdilerde toprağa yalnızlık ektim, baharı bekliyorum.

Hüzün yüzlü insanlarla dolup taşıyor kaldırımlar.

Bilinmezlerin ötesinde, al gelinlikli düşlere uyanıyorum.

Ellerinde demet demet yalnızlıklar.

İnsanlardan hüzün alıp, tebessüm satıyorum!

 

…Ey hüzün, uzaklaş artık!

Çek git yıkık dökük düşlerimden.

Şimdi bahara giyindi pembe düşlerim.

Hüzünle, asık yüzlü insanlar bile şiir’leşirler.

Kelebeklerin tül kanatları altında aşka uyanırken dünya,

Hüzünleri çıkardım üstümden.

Baharlar ha geldi, ha gelecek.

Allı-tüllü düşlere uyanarak yeşiller giyiniyorum.

 

Hatice Elveren Peköz

***

Düşler ve Gidişler

Zamansız olur her gidiş.

Gittiğinde şehirler işgal altındaydı

Koştum, geçtiğin tüm yollar tutulmuştu

Ardından çocuk devrimciler yitip gittiler

Gittin, Arnavut kaldırımlarında şarkılar sustu!

Şiirleri yasaklı şehirlerin ışıkları solmuştu.

Şehirler, kadın ve çocuk çığlıklarıyla bir bir düştüler.

Düşler, gidişler zamansızdı.

 

Zamansızdı senli düşler,

Gidince, devrimci çocuklarla düşlerim yitip gitti.

İçimde senden kalan anı kırıntıları…

Düşen şehirlerde, bir ben kaldım bir de yalnızlığım.

Yolları, kitapları, çocuk masallarımın hepsini yasaklandılar.

Çocuk şarkılarım ardın sıra yitip gitti.

Denizler, martılar, ayak izlerimiz gidişlere tanıktı.

Düşler ve gidişler zamansızdı.

 

Hatice Elveren Peköz

 —

Düşler ve Gidişler

Zamansız olur her gidiş.

Gittiğinde şehirler işgal altındaydı

Koştum, geçtiğin tüm yollar tutulmuştu

Ardından çocuk devrimciler yitip gittiler

Gittin, Arnavut kaldırımlarında şarkılar sustu!

Gittin şiirleri yasaklı şehirlerin ışıkları solmuştu.

Şehirler, kadın ve çocuk çığlıklarıyla bir bir düştüler.

Düşler, gidişler zamansızdı.

 

Zamansızdı senli düşler,

Gidince, devrimci çocuklarla düşlerim yitip gitti.

İçimde senden kalan anı kırıntıları…

Düşen şehirlerde, bir ben kaldım bir de yalnızlığım.

Yolları, kitapları, çocuk masallarımın hepsini yasaklandılar.

Çocuk şarkılarım ardın sıra yitip gitti.

Denizler, martılar, ayak izlerimiz gidişlere tanıktı.

Düşler ve gidişler zamansızdı.

 

Hatice Elveren Peköz

*****

Mavisiz Şehirler

Ey Deniz,

bakıra çalan göğün maliliğinde yoksun!

Yokluğunda, bilinmezlerin ötesindeyim.

Yoksan, yok olur mavilerim.

Sensiz çocuk düşlerimi saltığa çıkardım, bunu bil!

Varla yok arasında,

Mavi’siz şehirlerdeyim.

Yoksan, ölüm çok yakınımdadır.

 

Şimdilerde hayatın çok uzağında, Mavi’sizim.

Yokluğunda Mavi düşlerim İlk fırtınayla yollara düşecektir.

Bil ki bu şehir Mavi’ye tuzaklar kurmuştur.
Yoksan Mavi’siz yaşamıyorumdur.

Yoksan, her şeyin ortasındayım Hiç’liğin.

 

Hatice Elveren Peköz

***

 

Susuşlarda

 

Susuyorum…

İnsanların acılarını, ağlayış seslerini biriktiriyorum yokluğunda

Gözü yaşlı acıları alıp karanlık vadilere döküyorum.

Acılar, uzak tepelerin ardında şiirleşiyor birden.

Susmak, bir damla göz’yaşıyla dağlar devirir bilirim.

Sustukça şiirler, sesler, renkler ağırlığınca büyür.

Yıların ardından baharı beklerken, susuyorum.

 

Savaşanlara inat, şiir devrimleri yapmalı biliyorum.

Mavi denizleri gülle donatmalı al al..

Fırtınaya tutulmuş, ilkyaz gülü gibi,

Bir kez daha yüreğine düşmeli adım.

Müzmin yalnızlığıma ortak olmalı devrimci şiirleri.

Sesler ver renkler savaşında,

Tarihe bir not düşmeli gül.

Suskun ve müzmin yalızlığımla senli düşlere uyanmalıyım,

Yediveren devim şiirleri yazmalım yeniden.

 

Susuyorum…

Sustukça yalnızlığıma karışıyor sesin.

Gün geceye girdiği anlarda, sesler ve renkler ayaklanıyor bir bir.

Sustukça sesler içimde dağ’deviren bir haykırışla büyür.

Sensizliğimde içimde sessiz devrimler, ihtilaller olur.

Sonra fırtınaların ardından, sessizce ilkyaz gülüşlü baharlar gelir.

 

Susuşlarımızda,

Bir tutam şiirle devrimler olur bilirim.

Devrimler şiirli ve kansız…

 

Hatice Elveren Peköz

***

İki Şık

Düşlerimi pazarlarda saltığa çıkardım,

Yağmur yağmur, bulut bulut, şiir şiir…

Düşlerim tozlu sayfalar arasında fırtınaya tutulmuş deli.

Kaptansız, rotasız…

Yüreğim zümrüt yeşili limanlarda mendil sallamaktan yorgun.

Gözlerinden, Akdeniz vurgunu yemiş mavilerim

Yüzyıllar boyu incisini arayan bir düşgezgini olarak,

O gün bu gündür İki şık arasında duruyorum

Ya sen geçmelisin düşlerimden,

Ya da Akdeniz’den geçmeliyim…

 

Hatice Elveren Peköz

 

*****

 

 

&&&&

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s