MAVİ MANOLYA 

     1998                                               

Kaç zamandır yazmak istiyordum Manolyam.

Sevmek sevilmek adına ne varsa yaşamak…

Yazmak sevene daha yakın olmaktı, biliyorum.

Yaşamak adına ne varsa dolu dolu yaşamak.

Sevgiyi ölümsüzleştirmektir bir anlamda.

 

Unutmayıp yazdığın için sağol sevgili Manolyam.

Bir ellerin vardı yalnızlığımda,

Yüzümdeki gülümseme yitip gidiyordu artık.

Ondan ömrümde bir defa yürüdüğün yollardan geçtim,

Ne gemiler yaktım bilemesin.

Savurdum ateşin küllerini yüreğimin.

Rüzgârlarla oradan oraya savurdum…

 

Yemin olsun, asırlar boyu sevenin olarak kalacağım.

Sevmek günahsa, yanlış deniliyorsa buna,

Ömrümde bir defa sevdim.

Sevgiyle yüklendim tüm acılarını.

Yaşam hücrelerine erişince aşkın,

Gecelerde nefesini soluyarak uyandım Manolya.

Bil kanımda yanardı aşkının ateşi.

Ondandır ömrümce taşıyacağım bir sızı olarak kalacaktın.

Anlımıza yazılan yazgıydı aşk.

Ya da bir masalın başlangıcı…

 

Sevmek bitmeyen özlem şarkımızdı,

Yere göğe sığmayan…

Yoksa bu acı yıllar boyu başını alıp gidecekti…

Ondan adınla bozdum her yemini,

Saçlarımı düşlerin için çözdüm.

Zamansız mevsimler gibi,

Zamansız sevdalara düşmüştük Manolya.

Yinede gün dönerken avuçlarımızda

Solan yaprakların ezgisi yüreğimizde ağlarken,

Sözün bittiği yer demekti…

 

Şimdi hangi sevginin izini sürsem,

Gözlerini bıraktığın maviliklerde düşlerim Manolya.

Ömrümüzün kaderi şu toprağa benziyordu sanki?

Bekleyişlerde susuzluktan çatladı da,

Bir damlasını içemedik…

Sevgiyi yüklenmiş bulut gibiydi yüreklerimiz.

Bir arının suyu araması,

Gülü bulup yitirmesi gibiydi yarım kalan sevişlerimiz.

Hangi yana baksam gözlerin gelir aklıma,

Akdeniz gelir mavi mavi…

 

Maviye kesen gül rengiydi geceler…

Küçücük yüreğime bir sevinç bir şenlik olurdu mavi gözlerin.

Oysa giderken mutlak bir şeyler kalırdı senden.

Eski bir devrim şarkısı konardı dudaklarıma.

Onun ardından gözlerin ellerin kalır…

Örneğin sevişin kalırdı aklımda Manolya.

Mavi gözlerin yüreğimde uçuşan kelebek…

Beklide yüreğin kuş misali uçmak üzereydi yaban çiçeklerine.

 

İşte böyle mavi gözlü Manolyam…

Masalsı bir düşmüş her ayrılık öyküsü.

Yaşam boyası kurumamış bir resim gibidir.

Şimdi yüreğin kalmışken bende,

Dilediğin sevgilerin düşünü kur.

Ben göçmen kuşların ayrılık öykülerini yazarım.

İstersen bir daha geçme düşüncelerimden.

Yüreğinin atışından bilirim seni.

Portakallar çiçeğe durmuş ağaçlar yeşile vurmuştur.

Asırlar boyu süren şarkımızı mümkünü varsa unut.

Mutlak bir sızı oturmuştur yüreğine,

Bir öpüş kalmıştır dudak izlerinde mavi…

 

Dedim ya, sessiz duruşundan bilirim ben seni Manolya,

Geldiğin gibi gidemesin hiç.

Yüreğin ise kanamak üzeredir…

Havanın sakinliği suların akışından bilirim seni.

İki yürek arasında metcezirlerle gider, gelirsin.

Bu kent ağır gelir sana.

Gitmen ve yaşamayı yeniden öğrenmen gerek.

Yüreğin beyaz gelincikler içinde uçarı…

Beyaz gelinlikler içinde düşlersin kendini.

Ondan hep temmuz olurdu mavi gözlerin.

Akdeniz olurdu bekleyişlerde.

Varlığını bana hissettiren kuvvetle duyumsarım seni,

Yokluğunun öteki adıdır göçmen kuşlarının öyküleri.

Çünkü erişemeyeceğimiz kadar uzaktır mavi Manolya…

 Hatice Elveren Peköz

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s